Kartonpiyer Müzesi

Tophane Kartonpiyer Müzesi

Yaşadığınız şehirde kartonpiyer müzesi olduğundan haberiniz var mıydı ? İstanbul Tophane’de bulunan kartonpiyer müzesinde tarihi eski kartonpiyer kalıpları sergilenmektedir. 1885 yılından beri ustasından kalan ve tarihi birçok yapının kartonpiyer kalıplarını biriktiren Kemal Cinbiz neredeyse 3 asırdır Tophaneli. Malta Köşkü’nün, Adile Sultan Sarayı’nın, Sait Halim Paşa Yalısı’nın, Mısır Apartmanı’nın, Yıldız Sarayı’nın ve daha sayamadığımız yüzlerce köşk ve yalının kartonpiyerleri şimdi bu müzede. Aynı zamanda dünya üzerindeki tek kartonpiyer müzesi burası. İçeriye girince hazine arayan Indiana Jones gibi odalarını dolaşıyoruz. Her oda, kapağı sonuna kadar açılmış bir hazine sandığı.

Müzeyi gezmeyi bitirip eski Saint Joseph Yetimhanesi’nin ahşap merdivenlerinden inerken, adımlarımızı daha da yavaşlatıyoruz. Son defa bir nefes çekiyoruz içimize, dolu dolu İstanbul, eski İstanbul, boğaz havasını yıllarca solumuş yalıların, sarayların, köşklerin kokusuna bulanmış İstanbul kokuyor her şey.

Tophane’de 131 yıldır gizli kalmış, henüz keşfedilmemiş bir bahçe var. Bahçe, sebzelerin yetiştiği, tavukların gezindiği bir bostan kafe. Sizi girer girmez samimi ortamı, doğayla ve tarihle iç içe olan yapısı cezbediyor.

İstanbul’un göbeğinde, Tophane’de belki ama kapılarını kapatınca şehrin keşmekeşinden soyutluyor kendini. Dünya’nın tek kartonpiyer müzesi olma özelliği taşıyan bu tarihi müze de işte bu bahçede yer alıyor.

Müze 1868’de Fransız Yetimhanesi olarak bilinen St. Eugene Sarayı’nda bulunuyor. Tarihe tanıklık eden kartonpiyerlerin bulunduğu müzede ise yok yok.

Pera Müzesi’nden Dolmabahçe Sarayı’na kentin önemli tarihi yapılarının orijinal kartonpiyer modelleri burada görülebiliyor.

58 yıllık kartonpiyer ustası Kemal Cinbiz’e ait olan bu müze ise dünyada tek ama değeri pek de biliniyor denemez. Çünkü eminim bu haberi okuyana dek birçoğunuzun bu müzeden haberi bile yoktu.

Boğazkesen Caddesi son yıllarda dükkânları, sanat galerileri, cafeleri ve Çukurcuma’ya bağlantısı ile çok işlek ve popüler bir yer haline gelse de bu müze hâlâ oldukça yalnız.

İçeriye girdiğinizde sizi karşılayan sessizlik ve huzur başka bir dünyanın kapılarını açıyor belki ama gönül, ziyaretçilerinin çok daha fazla olmasından yana.

10 TL’ye gezilebilen bu müze diğerlerine nazaran oldukça farklı bir konsepte sahip. Heykellerin, alçı ve kartonpiyerlerin bulunduğu, kapıda Zanaat Atelyesi adıyla sizi karşılayan bu sanat müzesinde her kartonpiyerin ayrı bir hikâyesi var.

Çünkü hemen hemen kentteki tüm tarihi yapıların kartonpiyer modelleri zamanında atölye de olan bu müzeden çıkma. Sahibi mesleğine titizlikle sahip çıkan ve nesillere aktaran Kemal Cinbiz, gittiğinizde müzede bizzat size eşlik ediyor, kartonpiyerlerin hikâyelerini paylaşıyor. Kemal Bey 58 yıllık birikimini işte burada size sunuyor. Biz de bu gizemli yeri ziyaret ettik Kemal Bey ile konuştuk, bakın bize neler anlattı…

Müzeyi Emek Sineması, Yıldız Sarayı, Mısır Apartmanı, Sait Halim Paşa Yalısı gibi yapılara, süslemeleriyle imzasını atan Garabet Cezayirliyan’dan devralan ve 1885’ten beri tarihi yapıların tüm kartonpiyerleri biriktirerek günümüze getiren Kemal Cinbiz, 3 asırdır Tophaneli. “Beyoğlu’ndaki bütün sinemaların orijinal kartonpiyerleri bu müzede” diyen Cinbiz, “Adile Sultan Sarayı, Sait Halim Paşa Yalısı, Vilayet Binası, Vali Konağı, Atatürk’ün ilk Meclis’teki locasının kartonpiyerleri, aynı zamanda bir atölye olan işte bu müzeden çıkma. Dünyada bu müze tek” diyor. Müzenin bir diğer özelliği de yemyeşil bir bostan kafeye sahip olması. İçinde tavukların gezindiği, marulların, domateslerin yetiştiği bu bahçe o kadar sessiz ki sanki İstanbul’da değilsiniz. Yıllardır kendini huzuruyla ve sessizliğiyle muhafaza eden bu nadide yerin sahibi Kemal Bey, sanatseverlerin müzesine sahip çıkmasını ve ilgi göstermesini bekliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.